Hej! 

Sanırım İsveç’e gelmekle iyi bir başlangıç yaptım. Okul yıllarıma döndüm, içim garip bir heyecana büründü. Özledigim her yemegi yedim, okul zamanlarimda gezmekten zevk aldigim yerlere gittim, sarhoş olup rahatsız edilmeden eğlenmenin tekrar zevkine vardım. Burayı özleyebileceğimi hiç düşünmemiştim yıllar önce burdan dönerken. Evet evet hatta bir daha tatile bile gelmem diye de eklemiştim. 

Kaç kış geçti üstünden o cümlelerin ve zamanla özlemenin sadece insanın bir parçası olduğunu düşünmeye başladım. Organı belki de…Bilemiyorum sadece bana mı böyle oluyordu? Yoksa insan oğlu hep birşeyler özlüyormuydu? Durmadan bir şeyleri özlemekle geçti benim hayatım.

Küçükken benden 20 yaş büyük olan platonik aşkım Muratı, Lise yıllarımda ki o simit ayranı, üniversite zamanlarımda ki eski arkadaşlarımı, anacığımı, babamı benden hep uzak olan ablalarımı… Hayatımın her anında, her cümlemin muhakkak birinde özlem çekilen bir hayat var.

Özlemek çok yaralamıyor diyemem ama öldürmüyorda… Aksine bazen çok iyi de oluyor. Ama bir daha görmek varsa sonunda! 

Bu sefer kararlılıkla dönecek, özlenen sevgiyi kucaklayacak, valizimi doldurduğum isveç tadlarını çevremde herkese tattıracağım. Artık tek başıma özlemek istemiyorum bazı şeyleri 😏

Bugün burada son günlerim.  Biraz daha büyüdüğümü hissettirdi bu ülke bana. İnsanlar büyüdükçe daha da oturaklı oluyor diyorlar. Ben o halde birazcık şurada soluklanayım. Sonra yine yazarım.

Hejdå Sverige

Jag ska hem ! 😏

Reklamlar

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑